İstanbul İbrahim Paşa Sarayı (Türk ve İslam Eserleri Müzesi)

Bizans İmparatorluğu döneminde başkentin en büyük meydanı olan hipodrom, şehrin fethedilmesinden sonra Osmanlı İmparatorluğu döneminde de öneminden bir şey kaybetmemiş, Osmanlılar zamanında bir çok düğün, şenlik ve isyanların sahası olarak şehrin en önemli merkezlerinden biri olmaya devam etmiştir.

İlk yapımı 15. yüzyılda II. Beyazıd devrinde gerçekleşen İbrahim Paşa Sarayı, günümüze değişimler geçirerek ulaşabilmiştir. İnrahim Paşa Sarayı 16. yüzyıldan günümüze ulaşan tek sadrazam sarayı olmasının yanı sıra, tanıklık ettiği olaylar bakımından da önem taşımaktadır. Dört avlu ve bu avluları çevreleyen mekanlardan oluşan saray, At Meydanı'nda, antik hipodrom kademelerine ait kalıntılar üzerine oturmuştur.

Hazırlanan restorasyon projesinde yapının değerlerinin korunmasını amaçlayan müdahale önerilerinde, özgün ve dönem eki niteliği taşıyan malzeme ve yapı öğelerinin yerinde korunması amaçlanmıştır. Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türk ve İslam sanatı eserlerinden örnekleri bir araya getirerek, ziyaretçilere sunan ilk müzedir. İbrahim Paşa sarayı 1983 yılında müze olarak işlevlendirilmiş olup, konumu, niteliği ve içinde barındırdığı eserler bakımından Türkiye'nin ve islam dünyasının en önemli müzelerindendir. Hazırlanan teşhir tanzim projesinde, tarihi yapının koruma prensipleri ile dünya müzecilik standartları bir arada ele elınırken, yapının özgün değerlerine saygılı bir yaklaşımla çalışmalar gerçekleştirilmiştir.